Arındırma parası nerelere harcanabilir?
11.03.2025
İlkesel olarak Müslüman bireylerin ve onların kurucusu veya ortağı olduğu şirketlerin İslam’ın haram saydığı yollarla ve işlemlerle kazanç elde etmesi caiz değildir. Dolayısıyla yukarıda zikredilen çerçevede mubah olmayan yollarla sağlanan kazançların elden çıkarılması ve böylece toplam kazancın kalan kısmının temiz ve arındırılmış hale getirilmesi gereklidir. Fukaha meşru olmayan yollarla elde edilen kazanç ve mülkiyet için “habîs” (pis) terimini kullanır ve bu şekilde elde edilen ve sahibi belli olmayan malların tasadduk edilmesi gerektiğini belirtir (Serahsî, el-Mebsût, XII, 172, Beyrut, 1989). 

Gazzâlî de bu durumdaki malların Müslümanların umumunun faydalanacağı yol, köprü gibi hizmetlere sarf edileceğini belirtir (Gazzâlî, İhyâu ulûmi’d-dîn, II, 130, Beyrut, ty.). Bu noktadan hareketle mubah olmayan yollarla elde edilen kazançların hayır hizmetlerinde kullanılması benimsenmiştir. 

Gayrimeşru gelirlerin şirket, fon ya da yatırımcılar tarafından kullanılmasına şer‘i olarak izin verilmediği gibi arındırma suretiyle mülkiyetten çıkartılması aşamasında da bu nitelikteki gelirlerden herhangi bir maddi ya da manevi faydanın elde edilmesine müsaade edilmemektedir. Bu sebeple arındırılacak olan miktar ile vergi veya faiz borçlarının ödenmesi, giderlerin karşılanması, reklam harcamaları ya da sosyal sorumluluk projelerine aktarım vb. dünyevi bir fayda elde edilemeyeceği gibi kişinin zekat, hac, adak vb. Allah’a karşı ya da kullara karşı olan borçlarının ödenmesi gibi dini bir faydanın da gündeme gelmemesi gerektiği belirtilmektedir. (AAOIFI, el-Meâyirü’ş-şer’iyye, 570)

Arındırılacak miktarın ya bireysel olarak ihtiyaç sahibi bir kişiye karşılıksız şekilde verilmesi ya da Müslümanların ortak yararına kullanılabilecek bir kanala aktarılması gerekmektedir. Ayrıca Allah’ın temiz olduğu ve sadece temiz olanları kabul edeceği belirtilerek bu bağışlama işlemleri sonucu herhangi bir sevap beklentisi içerisinde olunmaması gerekir.

“Arındırılması gereken miktar, hiçbir şekilde yararlanılmadan İslami ilkelere uygun eğitim, sağlık, bayındırlık, yoksullara yardım vb. hayır hizmetlerine sarf edilmelidir” prensibi doğrultusunda; arındırılan miktarın Standart’ta belirtilen yerlere sarf edilmesi hususunda yatırımcılar gerekli özeni göstermelidir.

Katılım finans ilkelerine uygun olmayan gelirler, aşağıda örnek olarak sayılan alanlara harcanmak sureti ile gerçekleştirilir:

a. Doğal afet, salgın hastalık veya ekonomik kriz gibi sebeplerle mağdur olan kişilere yardım edilmesi,
b. Fakir ve yoksullara sosyal yardımda bulunulması,
c. Okul, hastane, aşevi, bakımevi, çeşme, köprü, yol yapımı, bakımı ve donatımı gibi kamu yararına yönelik alanlarda kullanılması,
d. İhtiyaç sahiplerine katılım finansı ilkelerine uygun mikro finansman sağlayan kuruluşlara karşılıksız fon sağlanması,
e. İslami ve insani değerlere aykırı olmamak kaydıyla seminer, konferans, öğrenim bursu, araştırma projeleri, yayınlar gibi eğitim ve araştırma faaliyetlerinin desteklenmesi.